Selçuk’tan Girit’e Yolculuk -6

19 Eylül of 2015 by

Sabah Heraklion’dan hareketle çevredeki görülecek yerleri ziyaret etmek üzere yola koyuluyoruz. İlk durağımız yalçın bir kaya üzerine kurulu olan Paleokastro (Eskikale) oluyor.

izmir sokagi

Kalenin hemen altındaki plaj ve eski bir yapıyı gezdikten sonra kaleyi yakından görmek üzere sevimli bir patikayı izleyerek kalenin içine giriyoruz. Rüzgârın izin verdiği kadarı ile kaleyi gezip fotoğraf çektikten sonra yolumuza devam ediyoruz. Girit Adası’nın tarihini karıştırınca adanın alınışından kaybedilişine kadar her dönem Bektaşi tekkelerinin Girit’te şen olduğu görüyoruz. Şimdiki duruma bakarsak geriye yapı olarak çok bir şey kaldığı söylenemez. Fakat Girit’e gelip bir tekke görmeden dönersek olmaz diyerek başlıyoruz internet üzerinden araştırma yapmaya. Merkeze yakın olduğu için Agios Vlasis Köyü’ndeki tekke ilgimizi çekiyor.

tabela

Şansa bakın ki bu tekke de en araştırılması gereken tekkelerden biri. Köyün birçok ismi ya da ismin birçok yazılışı olduğunu anlamamız zaman alıyor. Turistlik haritalarda başka, internet sayfalarında başka, resmi ismi başka olan bir köyden bahsediyoruz. Türklerin köye verdiği ismi ise ne gariptir ki çok sonraları Yunanca kaynaklardan öğreniyorum. Kafaları karıştırmamak için bu isimleri tek tek yazmayarak sadece bu gün kullanılan resmi ismi yani ‘Agios Vlasis’ ismini paylaşmak istiyorum. Köyü ziyaret etmek ve tekke hakkında bilgi edinmek isteyenler bu ismi yazarak köyün yerini tespit edebilirler. F. Won Margaret Hasluck’un, ‘Bektaşiliğin Coğrafi Dağılımı’ adlı çalışmasında Girit’te dergâhlardan şöyle bahsediyor: “Girit Bektaşi dergâhları adanın başlıca üç büyük kentinde idi. Kandiye, Resmo ve Hanya’ya dağılmıştı. Bu tekkelerden önce de Kandiye’nin iki saat güneyinde bulunan Aya Velasyos Köyü’nde bir tekke vardı.”

heraklion kalesi

İşte bu bilgilerin benzeri bilgiler daha birçok kaynakta karşımıza çıkıyor ve bu durumda bizlerin konuya olan merakını daha da arttırıyor. Bu dergâhın ismi, kim tarafından yapıldığı ve nelere şahitlik ettiği konusunda tatmin edici bilgiye ulaşamadım. Köye gidip dergâhı bulma şansına eriştim, yapı kısmen ayakta ve bir kitabesi mevcut. İçinde bir çeşme ve dergâhın parçası olduğunu düşündüğüm birçok yapı göze çarpıyor. Dergâhın neredeyse içinde denebilecek bir evin girişinde rastladığımız adama yapıyı soruyoruz, bir bilgisi olmadığını söyleyerek yaşlı bir adama soruyor. Yaşlı adamda bir şey bilmediğini söylüyor. Ne garip, ortada güzel bir tekke var, kimse bu tekke hakkında bir şey bilmiyor ve internette bir fotoğrafı bile olmayan bu tekke kayıp tarihimizin bir parçası olarak yok olmayı bekliyor.

heraklion cami sadirvani

Birçok soru işareti ile ayrıldığımız köyden kısa bir yolculuk yaparak tekrar Heraklion merkezine ulaşıyoruz. Heraklion yani Kandiye’de Türklerden kalma yapıları gezmeye devam ediyoruz. Gezinirken Smyrnis Sokağı ve benzer sokak isimlerini sıkça görüyor ve Anadolu kökenli birçok insanla karşılaşıyoruz. 09 Nisan 2015

Yazı: Özgür Aydoğan, Fotoğraflar: Özgür Aydoğan – Kenan Aydoğan

 

Previous:

Selçuk’tan Girit’e Yolculuk -5

Next:

Selçuk’tan Girit’e Yolculuk -7

You may also like

Post a new comment