24 Ocak 2011
2000 yılında, Antalya’ya 93 km uzaklıkta kurulu Kumluca ilçesinin batı yönünde çıkan bir orman yangını Kumlucalının korkulu günler yaşamasına neden olurken kara dumanlar bir sürpriz hazırlıyordu. Günlerce süren söndürme çalışmaları bitip te, dumanlar çekilince, yetkililer yapılan keşiften farklı duygular ile ayrılmıştılar. Kaymakamlık hemen Akdeniz Üniversitesine durumu bildirdi. Uzmanlar karış, karış, adım adım incelerken bu sürpriz [...]
16 Ocak 2011
Ayaklarım yorulana kadar sokakları arşınlıyorum. Evlerin arasından, dar geçitlerden geçerek keşfettiğim avlularda yine sunak ve tapınaklar buluyorum. Bu daracık, etrafı iki, üç katlı evlerle dolu avlularda pişen yemek kokuları, konuşmalar avlularda çınlıyor, keşke dillerini anlasaydım diyorum. Sokak aralarında herkesin ortak banyosu olan çeşme başlarında saçlarını yıkayan bayanlar, yarı çıplak sabunlanan yıkanan erkekler, gün bitmeden tamamlaması [...]
09 Ocak 2011
Sabah kahvaltısından sonra Tiflis kent merkezinin batısındaki Vake’de yer alan Tiflis Etnografya Açıkhava Müzesi’ne gidiyoruz. Müze saat 10.00’da açılıyormuş. Görevlilerin gelmesini beklerken müzenin girişindeki geniş verandalı ahşap evi inceliyoruz. Verandanın özellikle işlemeli ahşap direkleri dikkat çekiyor. Müzede Gürcistan’ın çeşitli yerlerinden sökülerek getirilip burada tekrar kurulmuş evler ve çok sayıda etnografik malzeme sergileniyor. Bilet ve rehber [...]
04 Ocak 2011
Kültürel olgu, insanoğlunun bin yıllardır süren yaşam serüveninde, doğayı ve yaşamı anlama istediği ile doğmuştur. Mağara ve kaya sığınaklarından yerleşik yaşama, avcılık ve toplayıcılıktan, ekip – biçmeye uzanan yaşam sürecinde tecrübe ederek kültür oluşmuştur. Kültürel olgu, dünyanın çeşitli yerlerinde insanlığın ortak aklı ile benzerlikler gösterse de, kimi yerlerde de çok daha farklı eserler de meydana [...]
28 Aralık 2010
Emektar haritamı alıp arabaya atlıyorum, bugüne kadar sadece fotoğraflarda gördüğüm Küre Dağları beni çağırıyor. Bu 37,000 hektarlık (sadece milli park) büyük alanı karış karış dolaşmak istiyorum. Güneşin sol kolumu kavurmasına aldırmadan araba kullanıyorum. Geçtiğim her kilometre ‘korumada öncelikli’ alan. Tüm insanlık için yaşadığımız her alan korumada öncelikli olmamalı mı? Bu yüzden daha yavaş daha içime [...]
23 Aralık 2010
Yazılı Kanyon Milli Parkı, Isparta’nın Sütçüler İlçesi sınırları içerisinde bulunuyor. Kanyon ismini, kanyon içerisinde bulunan büyük bir kaya üzerine, eski Anadolulu filozoflardan Epiktetos’un onuruna Yunanca yazılmış ‘Hür İnsan Üzerine’ isimli bir şiirden almıştır. Aziz Paul, Perge‘den Pisidia Antiocheia‘ya giderken bu kanyondan geçtiği düşünülmektedir. Bu yüzden kanyon, Hıristiyanlar için de kutsal yerlerden birisi sayılıyor. Tarihi ‘Kral [...]
22 Aralık 2010
Gece 02.00 suları… Adrasan Koyu’ndayım. Dolunaylı bir gece, ayaklarım çakıl taşlarının üzerinde. Bir esinti güzelim ağaçların dallarından gelip denize karışıyor. Hissettiklerimi algılayadurayım, bir karartı görür gibi oldum sahil kenarında… Baktım, baktım, biraz daha yaklaştım, biraz daha; sonsuzluktan, denizden gelen bir kadim dost`la karşılaştım; ‘bir caretta caretta’ ile… Orda öylece durmuş bekliyor gibiydi. Belki de benim [...]
18 Aralık 2010
Korkak yürekler bu defa suya göz dikti! Su, hava, ateş ve toprak; dört element insanlığa ait değildir. Tüm canlılara, tüm ekosisteme aittir. Aidiyet duygumuz başka birçok şeye karşı en başta gelişen en zararlı yanlarımızdan biri ne yazık! Söyleyeceklerim, aklımdan geçenler ruhumu yaralıyor. Sözcükler direniyor; söylemek istediklerime direniyorlar. Buna rağmen söylemeden edemeyeceğim şeyler var. Çünkü onlar [...]
18 Aralık 2010
Akdeniz ve Ege sahillerimizin pek çok kıyı kasabasında turizm yapılmakta. Hatta tüm sahilin tamamına yakınında turizm işletmeleri bulunmakta. Ama çok azında geneleksel yaşam, turizm birlikte yaşanmakta. İşte Adrasan, böyle bir mutlu yaşam beldesi. Antalya’ya 90 km mesafede bulunan Adrasan, Kumluca İlçesi sınırları içerisinde yer alıyor. Ana karayoluna 11 km mesafede bulunması dezavantaj gibi gözükse de [...]
17 Aralık 2010
Antalya’nın 17 km doğusuna Perge’ye gidiyoruz. Antik kente yaklaşırken tiyatro hemen göze çarpıyor. Sanki MS 3. yüzyıldan beri bir tek taşı eksilmeden ayakta kalmış o kadar heybetli, akşam bir konser ya da bir oyun sahne alacakmış da 12 bin kişiye kapılarını açacakmış gibi canlı… Şehrin güneyindeki Roma Kapısı’ndan içeri girince mermer sütunlu bazilika bizi şehre [...]
17 Aralık 2010
Bu yıl kış bizi pusuya düşürdü. Havalar bahar ılıklığında seyrederken, biz de gevşedik iyice, kışın bizi unuttuğunu sandık. Daha omzumuza ceket bile almamışken, birden bire kara kış çıkageldi. Zıngır zıngır titretti. Herkes bir telaşla palto, manto, atkı, eldiven aramaya başladı. Pazar gün böylesi bir havaya aldırmadan, ÖDP binasında HES’ler (Hidro Elektrik Santralleri) ile ilgili bir [...]
16 Aralık 2010
İnsanoğlu geceden ve gündüzden doğduğu zamana göre enerji alır. Gece doğan bir insan gecenin erkinin desteğine sahiptir, tıpkı gündüz doğanın gündüzün erkinin desteğine sahip olması gibi… ‘dünyevi bir gecede bulutlu rüyalar asılı ışıldayan ayda zamansız bir şarkı söyleniyor gelen şafakla uçan kuşlar söylüyorlar orada kalplerin taşları oynattığı yerde… ‘ L. McKennıth Ben gece 03.00 sularında [...]
16 Aralık 2010
Bu hafta sonu Pazar günü, Konyaaltı Belediyesi Sokak Hayvanları Rehabilite Merkezi’ndeydik. Çoğu insanın durumun bile farkına varmadığı, varanların da kendi hayat gailelerinde görmemezlikten geldikleri, unutulan, fazlaca eziyet gören sokak hayvanlarınaydı bu ziyaret… Konyaaltı Belediyesi’ni kutlamak lazım. Ellerinden gelenin en iyisiyle, tam olması gereken standartlarda hayvan dostlarımızın barınma, beslenme ve sağlık ile ilgili problemlerini çözmek için [...]
15 Aralık 2010
Fethiye’ye 88 kilometre uzaklıktaki İncealiler Köyü yakınlarında bulunan Oenanda, yakın zamanda kazı çalışmalarının başlatıldığı bir Likya kenti. Oenanda, bir yerleşim adı olarak, ilk kez Hitit metinlerinde geçiyor. Yüzyıllar, yüzyıllar önce taa Hititler zamanında bağlarından bereket fışkıran, halkının huzur içinde ve mutlu yaşadığı adına Wiyana Wanda (şarap şehri / şarabı bol yer) denen bir yer varmış. [...]
14 Aralık 2010
Hep anlatılır ama bize masal gelir şu ayrıyken iki ayrı birey, birleştiklerinde farklı bir birey olmanın hikâyesini. Ve bizde deriz ki; yok böyle bir şey aslında varmış… Rüzgâr anlattı, silgim de yanımdaydı… Ben sildim beynimdeki kötülükleri o anlattı, ben sildikçe o anlattı… Ve bana söz verdirtti, sakın ‘her şeyi’ anlatma. Tamam dedim… Aslında doğanın ne [...]