04 Şubat 2011
‘Evdeki – işyerindeki atık yağları lavaboya dökmek istemiyorum. Ne yapacağım?’ diyen duyarlı vatandaşımız! Duyduk duymadık demeyin! Arayın 444 2845 (ATIK) Alo Atık Hattı’nı; biriktirdiğiniz atık yağları kapınızdan teslim edin! Geri dönüşüme gönderin! Normal olarak hala duymayanlarımız var bu uygulamayı. Yaygınlaşmadığı için duyup da uygulamayanlar da çoğunlukta. E madem öyle; bizim de çorbada tuzumuz bulunsun. Hepimiz [...]
04 Şubat 2011
Modern şehirlerin sosyal alanları arasında yer alan yürüyüş yolları, sağlıklı yaşama büyük ölçüde katkı sağlıyor. İnsanları stresli şehir yaşamından uzak tutan ve şehir merkezinde spor yapma imkânı sağlayan bu alanlar vatandaşlara sağlıklı yaşam olanağı sunuyor. Türkiye’nin en uzun yürüyüş yoluna sahip olan Kocaeli, 3 buçuk kilometrelik ilave parkuruyla vatandaşların şehir merkezinde bir uçtan diğerine yürüme [...]
26 Ocak 2011
Uzun bir zaman diliminden sonra (araya bir Güney Asya seyahati bile girdi) Gobi günlügümün notlarını tamamladım. Okumak isteyenler; çayınızı kahvenizi alın, öyle oturun okumaya!!! Bu sabah kum tepelerine hoşçakal dedik. Saat 14.00’a kadar da öğlen yemeği hariç hiç durmadık. Tam minivan da bunalmaya başladığım anda Yoln Am Kanyonu’na geldik. Şöförumuz Siren, minivan da kaldı. Dinlensin [...]
25 Ocak 2011
Gobi turumuzun 7. günündeyiz. Bugün Gobi’nin tam güneyine, çöl tepelerinin eteğine gidiyoruz. Öğlen sıraları taşlı, kurak bozkırları geride bıraktığımız bir an karsımıza gözümüzün alabildiğine uzanan kum tepelerine geldik. Eteğinde donmuş deresi, düzlüğünde esen ruzgarlarında birbirinden uzak, bacası tüten üç ger çadırı var. En büyük kum tepesi Khongoryn Els’in tam karşısında iki gerli bir ailenin yanına [...]
24 Ocak 2011
Sabah Karakorum’un sırtlarından uzaklaşmadan önce petrol alındı. Üç kişiye düşen ekibimizle rotamız Ongiin Göl Nehri kenarındaki Ongin Khiid Manastırı. Buraya gelmeden önce bomboş bozkırın bir düzlüğünde bir eve geldik. Evet bu bir yarı prefabrik, yarı tuğla bir evdi. Bu gece için bu iki odalı evde kalacaktık. İçeri girdiğimizde 100 yaşında yaşlı bir amca, onun kızı [...]
23 Ocak 2011
Yıllar önce Kapadokya’ya gitmiştim kıştı… Neredeyse on beş sene oldu… Hayal meyal bir şeyler kalmış aklımda… Palto giydiğim… Etrafın beyaz olduğu… Üşüdüğüm… Bir de aaaaa etraf ne güzellll… Düşüncesi… Balonla Kapadokya gezileri başladığından beri hep aklımdaydı yeniden gitmek… Nihayet kısmet oldu… Kapadokya’ya (Katpatuka’ya) tekrar gitmek… Aklım fikrim balona binmekte… Hemen organizasyonu yapıyorum ve ertesi sabah altıda [...]
23 Ocak 2011
Bir önceki akşam içtiğimiz kımızdan, votkadan olsa gerek sabah uyku tulumumdan çıkmak istemedim, arkadaşlarım; -Hadi Mel, banyo yapacağız bugün! Yaramaz cocuklar gibi -Banyo yapmak istemiyorummm!! Aa doğru ya bu tura çıktık çıkalı vucudumuz ilk defa suyu görecekti. Kahvaltıdan sonra ellerimizde şampuan sabun havlu kaplıcaya doğru yürüdük. Kaynağın ağzından ahşap bir kulübeye bağlanmış bir boru 4 [...]
22 Ocak 2011
Bu sabah, Chaana bize yöresel kahvaltı hazırladı. Mayasız hamurdan açılmış, sobanın üzerinde yağda kızartılmış lavaş inceliğinde yuvarlak ekmekler, sütte kaynatılmış az sekerli pirinç -bizim sıcak sulu sütlacımız gibi. Yapacağımız aktiveli günümüzde soğukta bize enerji verecek bu güzel kahvaltıdan sonra aile montlarımızın üzerine sıcak mantoları ‘del’i giydirdiler. Şelaleye inen patikada, 200 metre ileride kanyonun başında durduk. [...]
21 Ocak 2011
İlk günümün sonunda çok merak ettiğim bazı sorularımın yanıtlarını, görerek yaşarak almış olmanın doyumuyla, heyecanımın susuzluğu biraz olsun dinmişti. Sanırım ekipteki arkadaşlarda aynı duyguları yasamıştı. Sessiz bozkırdaki ilk uykumuzdan sonra dinlenmiştik, sabah kahvaltıdan sonra taşıtımıza bindiğimizde daha, daha da istiyoruz der gibi oturduk. Koltuklarımız yüz yüze bakan iki sıradan ibaret arkada eşyalarımız, tulumlar, erzak, küçük [...]
20 Ocak 2011
1911 yapımı Anamur Feneri’ne gelmeden önce fener bekçisi Hüsnü Genç ile telefonda konuşup Anamur girişinde buluştuk. Fenere doğru yol aldık. Antik kentte indikten sonra da 2 kilometrelik bir yürüyüş mesafesi ile fenere vardık. Manzara eşsizdi yine tüm fener manzaralarında olduğu gibi… Hüsnü Genç üçüncü kuşak bekçi, 1977’den beri 23 yıldır bu işi yapıyor. 1947 doğumlu [...]
20 Ocak 2011
Ulanbator’dan başlayıp dönen kırmızı noktalı çizgi – yol, yüzde yüz doğru olmayabilir. Özellikle Güney Gobi’de bize işaret verecek haritaya geçecek yol koy kasaba olmadığı için tahmini güzergâh biraz düz biraz eğri böyle bir rotaydı iste… Nasıl olsa dönüş noktam olacağından, başkent Ulanbator’un kalan gezilesi yerlerini alışverişi eğlenceyi gezimin sonuna bırakarak üç günden sonra Gobi’ye açılma [...]
19 Ocak 2011
Orta Asya’nın bir parçası var ki, bu topraklarda sükûneti, huzuru, hayatın nimetlerine şükretmemek ve zamanın durduğunu hissetmemek elde değil. Uçsuz bucaksız bozkırlarıyla, güneşin hep içinizi ısıttığı, mavi gökyüzünün sizi sarmaladığı, coğrafya ve iklim şartlarının doruklarda seğirdiği, Yörük yaşamın anavatanı, ekmekleri olan sürülerine, topraklarına saygılı insanlarıyla, geçmiş yüzyılları bugüne taşıyan doğal hayat tarzlarıyla, dünyamıza minimum zararı [...]
18 Ocak 2011
1911 yapımı olan Alanya Feneri’ne vardığımda fener bekçisinin eşi ve çocukları evdeydi, telefon ederek çarşıya giden bekçi arkadaşımız da gelince belgeselim hakkında bilgi verip gereken Kıyı Emniyet Genel Müdürlüğü’nden iznimi gösterince sıcak bir karşılama ile ‘ramazan’ olmasına rağmen seferi olduğumuzdan su ve kahve ikramı ile sohbete başladık. Hüseyin Karaca 1975 Ankara – Altındağ doğumlu. Ahmet [...]
18 Ocak 2011
Bu şehirde Budistlerin iki önemli tapınağı var. Biri 14. yüzyıl tarihli Bodhnath. Eski şehir merkezinden uzakta, kalabalık bir caddeden giriliyor. Büyük bir avluya açılan giriş kapısının kenarı hediyelik eşya ve dua bayraklarıyla, ana tantraları olan ‘om mani padme hum’ yazan ipekli kumaşlarla donanmış. Kapıdan girerken tam karşımda ortada kocaman yuvarlak bir kubbe üzerinde Buda’nın başı [...]
17 Ocak 2011
Sonraları konuştuğum her Nepalli’den aynı yanıtı aldım. Krallarını sevmiyorlar. Halk hala öldürülen kralı saygıyla ve özlemle anıyor. Kaldığım otelde aslen Ugandalı olan ama İngiltere’de yaşayan söylediğine göre işini beceriksiz oğluna devretmiş, kendini emekliye ayırmış zengin iş adamı Sam‘de dâhil. Sam Nepal’i sevmiş, her yıl geliyormuş. Herkese de iş adamı olduğunu söylemiyordu. Mütevazılıği ile bilinen, sevilen, [...]