12 Haziran 2011
Agra, 26 Kasım’06 Agra’da bir yer bulup yerleşince Ankara’da Pakistan Konsolosluğu’nda tanıştığımız ve yol boyunca ara ara haberleştiğimiz Mirza ve Yavuz’a burada olduğuma dair mesaj göndermek üzere dışarıya çıktım. Hangi guest houseda olduğuma ve oda numarama dair bilgiyi mesaj geçip odaya geri döndükten bir yarım saat sonra tıklanan kapı sesini duyduğumda doğrusu şaşkındım. Mirza gülümseyişiyle [...]
10 Haziran 2011
New Delhi, 22 Kasım’06 Bir yer aramak üzere yürürken, aynı anda da güle oynaya el ele tutuşarak yanımdan hızlı adımlarla geçen, aynı yaşlarda iki küçük kız çocuğunun sallana sallana yürümelerini izliyordum. Sırtlarında minik çantaları, okuldan eve döndüklerine işaret ediyordu. Onlara selam verdim, nereli olduklarını sordum. Annelerinin Amerikalı, babalarının da Hintli olduğunu ve burada yaşadıklarını söylediler. [...]
09 Haziran 2011
Bhagsu, Dharamsala, 18 Kasım’06 Her şey güzel de bu bir yere gidememek, program dâhilinde olmak uzun sürede insanda ‘gitme’ isteği uyandırıyor. Süre tamamlanmak üzere ve nitekim benim gitme zamanım sinyal vermeye başladı bile. Tushita’dan ayrılırken değişik bir deneyime, yeni arkadaşlara, ormanın içinde yaşamaya, dallarında oradan oraya zıplayan maymunlara alışmak üzereydim; hayatımın geri kalanında özleyecek kadar. [...]
08 Haziran 2011
Bhagsu, Dharamsala, 16 Kasım’06 Kütüphanedeyim. Birçok kitap var, kesinlikle okumak isteyebileceğim türden kitaplar ama maalesef dilden dolayı bu imkânsız. O nedenle şöyle bir göz gezdirmek durumunda kalıyorum. Kütüphaneyi dışarıdan bir perde ayırıyor. Duvarda kocaman bir Hindistan haritası var. Şu an Dharamsala’yım ve buradan nereye gideceğim? Büyük bir ihtimal Yeni Delhi’ye… İstediğim yöne gidebilirim. İşaretlere bakıyorum. [...]
06 Haziran 2011
Bhagsu, Dharamsala, 14 Kasım’06 Yoga derslerini hem eğlenceli buluyor, hem de bedenimin değişik duruşlarla nasıl hissettiğini deneyimliyorum. Zorlandığım her hareket bedenime koyduğum sınırları esnetirken aynı anda da beni esnetiyor, biliyorum. Bu şeye benziyor; hani insan sıkıntılı bir durum yaşayıp tüm bedenini kasar ve bu kasıntı insanın kendini kilitlemesine kadar uzanır ya işte anlıyorum ki bedenimin [...]
06 Haziran 2011
Bhagsu, Dharamsala, 08 Kasım’06 Sabah oda arkadaşımın alarmıyla uyandım. Yüzümü yıkadım. Dişlerimi fırçaladım ve sabah meditasyonuna katılmak üzere gompaya doğru yürümeye başladım. İçeriye girdiğimde herkes yerini hemen hemen almıştı. Minderime oturdum ve bağdaş kurdum. Linda’nın gong sesine dokunmasıyla sessizlik başladı. 15 dakika kadar öylece kaldık ta ki gong sesini yeniden duyana dek. Sonrasında kahvaltı için [...]
05 Haziran 2011
Bhagsu, Dharamsala, 06 Kasım’06 Buluşma yeri ve saatinde hep birlikte girdiğimiz yer bir manastır havası veriyordu. Ve buraya ‘gompa’ diyorlardı. Gompa; meditasyon yapılan yer demekti. Yerdeki renk renk minderlere her birimiz yerleştik. Karşıda büyük bir Buda heykeli vardı. İçerisi tütsü kokuyordu… İçeriye bir kadın girdi. Herkes ayağa kalktı. Kadın hafifçe yere başını eğerken biz de [...]
04 Haziran 2011
Bhagsu, Dharamsala, 05 Kasım’06 Bugün Dip Tse Chokling Manastırı’ndan ayrılıyorum. Gelişler ve gidişlerin, ‘merhaba’ ve ‘hoş çakal’ların, yolların birleşip ayrılmasının ne kadar doğal olduğunu hissettirdi bana burası. Duygusallığı katmadan minnet duymayı, acımadan merhametli olmayı düşündürdü. Orsella’dan, Maya’dan, rahiplerden ayrılırken sevgi ve saygı duymanın aslında insanın kendisine duyduğu saygı ve sevgiden kaynaklandığını, eğer içimizde yoksalar aslında [...]
02 Haziran 2011
Dharamsala, 02 Kasım’06 Orsella’nın yanına döndüğümde hala orada oturuyordu. Ben de yanına oturdum. Vadinin karşı tarafında, epeyce yukarılarda yaşayan bir Lama’dan bahsetti bana. En tepelerde birkaç manastır gördüm. Manastırların en tepeye bir kuş gibi konmuş gibi göründüklerini düşünürken Orsella bunun özellikle tercih edildiğini, insanın kendi ruhsallığına çekildikçe yukarıya, gökyüzüne yakın olma isteğinin doğal bir şekilde [...]
01 Haziran 2011
Bhagsu, Dharamsala, 02 Kasım’06 Orsella bulunduğumuz yere yakın bir yerden bahsetti; Dharamkot ve nefis bir vadiden; Bhagsu Vadisi… Oraya gitmek üzere yola çıktık. Hava serin. Üstümüze bir şeyler aldık. Yürüyoruz. Uzun ince, nefis manzaralı bir yol. Yan taraf uçurum, yürünesi bir toprak yol… Bir saate yakın bir yürüyüşten sonra yol, sık ve ulu ağaçların gökyüzünü [...]
01 Haziran 2011
Dharamsala, 01 Kasım’06 Öyle güzel bir sebze çorbası ki bu; içine ne koyuyorlar bilemedim ama karışım, baharatlar ve yağlarla beraber tadılası bir hale dönüşüyor. Manastırın konuklar için ayrı bir mutfağı var. Ve ücret karşılığı önceden yemeğe katılma durumunu haber vermek kaydıyla yemek yenilebiliyor. İsmimi akşam yemeği için tahtaya yazdım. Hava yağmurlu. İnce ve sık bir [...]
30 Mayıs 2011
Dharamsala, 29 Ekim’06 Tsechokling Manastırı, Tibet’de ilk olarak 14. yüzyılda kurulmuş. Çin’in özgür düşünceye, inançlara, saygıya olan müdahalesi nedeniyle kapatılan, yakılan, yıkılan birçok manastır gibi o da kapılarını kapatmak zorunda bırakılmış. Birçokları gibi Dharamsala’da var olmaya devam ediyor. Manastırlar aynı zamanda bir çeşit okul; öğrenme ve uygulama yerleri. Diğer okullardan farkıysa öğrenilenlerin birebir uygulanması ve [...]
30 Mayıs 2011
Dharamsala, 27 Ekim’06 Dharamsala’da Tsechokling Manastırı’ndayım… Bana verilen odaya yerleştim. Kendime göre bir düzen kurdum. Bir yatak ve bir masa var odada. Toprakla birim. Ayağımı odadan dışarı atar atmaz toprağa basıyorum. Pencerem her zaman açık, dışarıdan gelen havayı ve rüzgâr çanlarının sesini duyabiliyorum. Yan tarafta bitişik oda komşularım var; farklı ülkelerden insanlar, benim gibi… Duyduğum [...]
29 Mayıs 2011
Dharamsala, 27 Ekim’06 Niyetim bir süre burada kalmak. Boş oda bulur bulmaz uzunca bir süre buradayım. Bir yer bulup oturdum. Fotoğraf çekmek üzere deklanşöre tam basacaktım ki karşıdan gelmekte olan genç bir rahip beni fark eder fark etmez eliyle yüzünü kapattı. Hemen makineyi indirdim ve özür dilercesine elimi kaldırdım. Davranışı bende öyle olur olmaz her [...]