26 Ocak 2011
Uzun bir zaman diliminden sonra (araya bir Güney Asya seyahati bile girdi) Gobi günlügümün notlarını tamamladım. Okumak isteyenler; çayınızı kahvenizi alın, öyle oturun okumaya!!! Bu sabah kum tepelerine hoşçakal dedik. Saat 14.00’a kadar da öğlen yemeği hariç hiç durmadık. Tam minivan da bunalmaya başladığım anda Yoln Am Kanyonu’na geldik. Şöförumuz Siren, minivan da kaldı. Dinlensin [...]
25 Ocak 2011
Gobi turumuzun 7. günündeyiz. Bugün Gobi’nin tam güneyine, çöl tepelerinin eteğine gidiyoruz. Öğlen sıraları taşlı, kurak bozkırları geride bıraktığımız bir an karsımıza gözümüzün alabildiğine uzanan kum tepelerine geldik. Eteğinde donmuş deresi, düzlüğünde esen ruzgarlarında birbirinden uzak, bacası tüten üç ger çadırı var. En büyük kum tepesi Khongoryn Els’in tam karşısında iki gerli bir ailenin yanına [...]
24 Ocak 2011
Sabah Karakorum’un sırtlarından uzaklaşmadan önce petrol alındı. Üç kişiye düşen ekibimizle rotamız Ongiin Göl Nehri kenarındaki Ongin Khiid Manastırı. Buraya gelmeden önce bomboş bozkırın bir düzlüğünde bir eve geldik. Evet bu bir yarı prefabrik, yarı tuğla bir evdi. Bu gece için bu iki odalı evde kalacaktık. İçeri girdiğimizde 100 yaşında yaşlı bir amca, onun kızı [...]
23 Ocak 2011
Bir önceki akşam içtiğimiz kımızdan, votkadan olsa gerek sabah uyku tulumumdan çıkmak istemedim, arkadaşlarım; -Hadi Mel, banyo yapacağız bugün! Yaramaz cocuklar gibi -Banyo yapmak istemiyorummm!! Aa doğru ya bu tura çıktık çıkalı vucudumuz ilk defa suyu görecekti. Kahvaltıdan sonra ellerimizde şampuan sabun havlu kaplıcaya doğru yürüdük. Kaynağın ağzından ahşap bir kulübeye bağlanmış bir boru 4 [...]
22 Ocak 2011
Bu sabah, Chaana bize yöresel kahvaltı hazırladı. Mayasız hamurdan açılmış, sobanın üzerinde yağda kızartılmış lavaş inceliğinde yuvarlak ekmekler, sütte kaynatılmış az sekerli pirinç -bizim sıcak sulu sütlacımız gibi. Yapacağımız aktiveli günümüzde soğukta bize enerji verecek bu güzel kahvaltıdan sonra aile montlarımızın üzerine sıcak mantoları ‘del’i giydirdiler. Şelaleye inen patikada, 200 metre ileride kanyonun başında durduk. [...]
21 Ocak 2011
İlk günümün sonunda çok merak ettiğim bazı sorularımın yanıtlarını, görerek yaşarak almış olmanın doyumuyla, heyecanımın susuzluğu biraz olsun dinmişti. Sanırım ekipteki arkadaşlarda aynı duyguları yasamıştı. Sessiz bozkırdaki ilk uykumuzdan sonra dinlenmiştik, sabah kahvaltıdan sonra taşıtımıza bindiğimizde daha, daha da istiyoruz der gibi oturduk. Koltuklarımız yüz yüze bakan iki sıradan ibaret arkada eşyalarımız, tulumlar, erzak, küçük [...]
20 Ocak 2011
Ulanbator’dan başlayıp dönen kırmızı noktalı çizgi – yol, yüzde yüz doğru olmayabilir. Özellikle Güney Gobi’de bize işaret verecek haritaya geçecek yol koy kasaba olmadığı için tahmini güzergâh biraz düz biraz eğri böyle bir rotaydı iste… Nasıl olsa dönüş noktam olacağından, başkent Ulanbator’un kalan gezilesi yerlerini alışverişi eğlenceyi gezimin sonuna bırakarak üç günden sonra Gobi’ye açılma [...]
19 Ocak 2011
Orta Asya’nın bir parçası var ki, bu topraklarda sükûneti, huzuru, hayatın nimetlerine şükretmemek ve zamanın durduğunu hissetmemek elde değil. Uçsuz bucaksız bozkırlarıyla, güneşin hep içinizi ısıttığı, mavi gökyüzünün sizi sarmaladığı, coğrafya ve iklim şartlarının doruklarda seğirdiği, Yörük yaşamın anavatanı, ekmekleri olan sürülerine, topraklarına saygılı insanlarıyla, geçmiş yüzyılları bugüne taşıyan doğal hayat tarzlarıyla, dünyamıza minimum zararı [...]
18 Ocak 2011
Bu şehirde Budistlerin iki önemli tapınağı var. Biri 14. yüzyıl tarihli Bodhnath. Eski şehir merkezinden uzakta, kalabalık bir caddeden giriliyor. Büyük bir avluya açılan giriş kapısının kenarı hediyelik eşya ve dua bayraklarıyla, ana tantraları olan ‘om mani padme hum’ yazan ipekli kumaşlarla donanmış. Kapıdan girerken tam karşımda ortada kocaman yuvarlak bir kubbe üzerinde Buda’nın başı [...]
17 Ocak 2011
Sonraları konuştuğum her Nepalli’den aynı yanıtı aldım. Krallarını sevmiyorlar. Halk hala öldürülen kralı saygıyla ve özlemle anıyor. Kaldığım otelde aslen Ugandalı olan ama İngiltere’de yaşayan söylediğine göre işini beceriksiz oğluna devretmiş, kendini emekliye ayırmış zengin iş adamı Sam‘de dâhil. Sam Nepal’i sevmiş, her yıl geliyormuş. Herkese de iş adamı olduğunu söylemiyordu. Mütevazılıği ile bilinen, sevilen, [...]
16 Ocak 2011
Ayaklarım yorulana kadar sokakları arşınlıyorum. Evlerin arasından, dar geçitlerden geçerek keşfettiğim avlularda yine sunak ve tapınaklar buluyorum. Bu daracık, etrafı iki, üç katlı evlerle dolu avlularda pişen yemek kokuları, konuşmalar avlularda çınlıyor, keşke dillerini anlasaydım diyorum. Sokak aralarında herkesin ortak banyosu olan çeşme başlarında saçlarını yıkayan bayanlar, yarı çıplak sabunlanan yıkanan erkekler, gün bitmeden tamamlaması [...]
15 Ocak 2011
İlginç hikâyesi ile bir diğer tapınak Kumari Bahal Tapınağı; tek yaşayan güzellik, saflık ise el değmemiş bakire tanrıçaları Kumari… Yüzyıllar önce tahtta olan bir kralın, çocuk yaştaki bir kıza tecavüz etmesi ile başlamış Kumari Bahal Tapınağı’nın hikâyesi. Küçük kızın bu münasebetsiz durumda hayatını kaybetmesi üzerine kral, bu utanç ve acı ile arınmak niyetiyle olsa gerek [...]
14 Ocak 2011
Eşyaları atıp bir harita ile taksinin beni götürdüğü yolu takip ederek kendimi turistik Thamel’in dar sokaklarına attım. Cıngıl cıngıl hediyelik eşya dükkânları, renkli pasminalar, her türlü müziğin çaldığı ‘cd’ciler, cafeler, kitapçılar, barlar, restoranların tütsülü kapılarından gelen ‘namaste’ selamına yanıt vererek rikşaların, kalabalığın içinden geçiyorum. İlk anlar, dar sokaklardaki tıkış tıkış binalar üstüme gelir gibi oluyor [...]
13 Ocak 2011
Benim bu topraklara ilk adım atma tarihim 11 Ocak 2006. Ülkedeki krallık yönetimine son verilmesinden bu yana halkın ‘artık yeter’ dediği grevlerle, blok etmelerle sokağa döküldüğü, iki hafta içinde 20 kişinin vurulduğu, iktidarın devrilmesine ramak kaldığı tarihlerdi. Bu beni rahatsız etmiyordu. Ülkemde de böyle ortamlarda büyümemiş miydim? Dünyanın her yerinde durum buna benzer değil miydi? [...]
30 Aralık 2010
Dört günlük Machu Picchu trekking ve kamp… Machu picchu’ye varmanın en güzel yolu İnkaliların o tarihlerde açtığı şu gün bile % 60’nın eski patikasından, oyulan taş basamaklarından geçerek İnkalıların ayak izlerinden giderek varmaktır. Bu yürüyüşü mutlak, kayıtlı, devletin kontrolü altındaki sayıya uyarak sunulan acente hizmetlerine başvurarak yapabiliyorsunuz. Günlük tolam 500 kişiye yürüyüş izni veriliyor. Buna [...]