26 Ocak 2011
Uzun bir zaman diliminden sonra (araya bir Güney Asya seyahati bile girdi) Gobi günlügümün notlarını tamamladım. Okumak isteyenler; çayınızı kahvenizi alın, öyle oturun okumaya!!! Bu sabah kum tepelerine hoşçakal dedik. Saat 14.00’a kadar da öğlen yemeği hariç hiç durmadık. Tam minivan da bunalmaya başladığım anda Yoln Am Kanyonu’na geldik. Şöförumuz Siren, minivan da kaldı. Dinlensin [...]
24 Ocak 2011
2000 yılında, Antalya’ya 93 km uzaklıkta kurulu Kumluca ilçesinin batı yönünde çıkan bir orman yangını Kumlucalının korkulu günler yaşamasına neden olurken kara dumanlar bir sürpriz hazırlıyordu. Günlerce süren söndürme çalışmaları bitip te, dumanlar çekilince, yetkililer yapılan keşiften farklı duygular ile ayrılmıştılar. Kaymakamlık hemen Akdeniz Üniversitesine durumu bildirdi. Uzmanlar karış, karış, adım adım incelerken bu sürpriz [...]
24 Ocak 2011
Sabah Karakorum’un sırtlarından uzaklaşmadan önce petrol alındı. Üç kişiye düşen ekibimizle rotamız Ongiin Göl Nehri kenarındaki Ongin Khiid Manastırı. Buraya gelmeden önce bomboş bozkırın bir düzlüğünde bir eve geldik. Evet bu bir yarı prefabrik, yarı tuğla bir evdi. Bu gece için bu iki odalı evde kalacaktık. İçeri girdiğimizde 100 yaşında yaşlı bir amca, onun kızı [...]
23 Ocak 2011
Yıllar önce Kapadokya’ya gitmiştim kıştı… Neredeyse on beş sene oldu… Hayal meyal bir şeyler kalmış aklımda… Palto giydiğim… Etrafın beyaz olduğu… Üşüdüğüm… Bir de aaaaa etraf ne güzellll… Düşüncesi… Balonla Kapadokya gezileri başladığından beri hep aklımdaydı yeniden gitmek… Nihayet kısmet oldu… Kapadokya’ya (Katpatuka’ya) tekrar gitmek… Aklım fikrim balona binmekte… Hemen organizasyonu yapıyorum ve ertesi sabah altıda [...]
23 Ocak 2011
Bir önceki akşam içtiğimiz kımızdan, votkadan olsa gerek sabah uyku tulumumdan çıkmak istemedim, arkadaşlarım; -Hadi Mel, banyo yapacağız bugün! Yaramaz cocuklar gibi -Banyo yapmak istemiyorummm!! Aa doğru ya bu tura çıktık çıkalı vucudumuz ilk defa suyu görecekti. Kahvaltıdan sonra ellerimizde şampuan sabun havlu kaplıcaya doğru yürüdük. Kaynağın ağzından ahşap bir kulübeye bağlanmış bir boru 4 [...]
22 Ocak 2011
Bu sabah, Chaana bize yöresel kahvaltı hazırladı. Mayasız hamurdan açılmış, sobanın üzerinde yağda kızartılmış lavaş inceliğinde yuvarlak ekmekler, sütte kaynatılmış az sekerli pirinç -bizim sıcak sulu sütlacımız gibi. Yapacağımız aktiveli günümüzde soğukta bize enerji verecek bu güzel kahvaltıdan sonra aile montlarımızın üzerine sıcak mantoları ‘del’i giydirdiler. Şelaleye inen patikada, 200 metre ileride kanyonun başında durduk. [...]
21 Ocak 2011
İlk günümün sonunda çok merak ettiğim bazı sorularımın yanıtlarını, görerek yaşarak almış olmanın doyumuyla, heyecanımın susuzluğu biraz olsun dinmişti. Sanırım ekipteki arkadaşlarda aynı duyguları yasamıştı. Sessiz bozkırdaki ilk uykumuzdan sonra dinlenmiştik, sabah kahvaltıdan sonra taşıtımıza bindiğimizde daha, daha da istiyoruz der gibi oturduk. Koltuklarımız yüz yüze bakan iki sıradan ibaret arkada eşyalarımız, tulumlar, erzak, küçük [...]
19 Ocak 2011
Orta Asya’nın bir parçası var ki, bu topraklarda sükûneti, huzuru, hayatın nimetlerine şükretmemek ve zamanın durduğunu hissetmemek elde değil. Uçsuz bucaksız bozkırlarıyla, güneşin hep içinizi ısıttığı, mavi gökyüzünün sizi sarmaladığı, coğrafya ve iklim şartlarının doruklarda seğirdiği, Yörük yaşamın anavatanı, ekmekleri olan sürülerine, topraklarına saygılı insanlarıyla, geçmiş yüzyılları bugüne taşıyan doğal hayat tarzlarıyla, dünyamıza minimum zararı [...]
18 Ocak 2011
1911 yapımı olan Alanya Feneri’ne vardığımda fener bekçisinin eşi ve çocukları evdeydi, telefon ederek çarşıya giden bekçi arkadaşımız da gelince belgeselim hakkında bilgi verip gereken Kıyı Emniyet Genel Müdürlüğü’nden iznimi gösterince sıcak bir karşılama ile ‘ramazan’ olmasına rağmen seferi olduğumuzdan su ve kahve ikramı ile sohbete başladık. Hüseyin Karaca 1975 Ankara – Altındağ doğumlu. Ahmet [...]
17 Ocak 2011
Sonraları konuştuğum her Nepalli’den aynı yanıtı aldım. Krallarını sevmiyorlar. Halk hala öldürülen kralı saygıyla ve özlemle anıyor. Kaldığım otelde aslen Ugandalı olan ama İngiltere’de yaşayan söylediğine göre işini beceriksiz oğluna devretmiş, kendini emekliye ayırmış zengin iş adamı Sam‘de dâhil. Sam Nepal’i sevmiş, her yıl geliyormuş. Herkese de iş adamı olduğunu söylemiyordu. Mütevazılıği ile bilinen, sevilen, [...]
16 Ocak 2011
Ayaklarım yorulana kadar sokakları arşınlıyorum. Evlerin arasından, dar geçitlerden geçerek keşfettiğim avlularda yine sunak ve tapınaklar buluyorum. Bu daracık, etrafı iki, üç katlı evlerle dolu avlularda pişen yemek kokuları, konuşmalar avlularda çınlıyor, keşke dillerini anlasaydım diyorum. Sokak aralarında herkesin ortak banyosu olan çeşme başlarında saçlarını yıkayan bayanlar, yarı çıplak sabunlanan yıkanan erkekler, gün bitmeden tamamlaması [...]
16 Ocak 2011
Şile Feneri, İstanbul’un Şile İlçesi’nde bulunan ve İstanbul Boğazı ile Karadeniz’e hizmet veren deniz feneridir. Türkiye’nin en büyük, dünyanın da ikinci büyük feneri Karadeniz’deki kıyı emniyetini sağlayan iki fenerden biri olan Şile Feneri, diğer büyük fenerler gibi, Osmanlı İmparatorluğu zamanında verilen imtiyazlar sonucunda Fransız Fenerler İdaresi’nce 1859 yılında yaptırılmış. Fener deniz seviyesinden 60 metre yükseklikteki [...]
15 Ocak 2011
İlginç hikâyesi ile bir diğer tapınak Kumari Bahal Tapınağı; tek yaşayan güzellik, saflık ise el değmemiş bakire tanrıçaları Kumari… Yüzyıllar önce tahtta olan bir kralın, çocuk yaştaki bir kıza tecavüz etmesi ile başlamış Kumari Bahal Tapınağı’nın hikâyesi. Küçük kızın bu münasebetsiz durumda hayatını kaybetmesi üzerine kral, bu utanç ve acı ile arınmak niyetiyle olsa gerek [...]
14 Ocak 2011
Aynı korkuları, aynı beklentileri, aynı yaşam biçimlerini destekleyen… Ve bir şekilde içimizdeki o sesin yükselmeye imkân bulduğu ve bizi kendi yaşam yolumuza çağırdığı gerçeğini fark ettiğimizde başlayan dönüşüm… Şamanlar der ki; “zihniniz size ait değildir.” Sürekli kendi kendimizle konuştuğumuz ve bu içsel konuşmayı sürdürdüğümüzü hatırlarsak eğer bir an bile bu konuşmayı kesemediğimizi. Bu tam da [...]
14 Ocak 2011
Kıyıköy, yaşadığım şehir olan Lüleburgaz’a yakın olan feneri (ışıldağı) olan bir kasabadır. Sık sık LAFOD (Lüleburgaz Amatör Fotoğrafçılar Derneği) olarak gezi düzenlediğimiz bir sahil kasabası. İstanbul’dan misafirlerimizi götürdüğümüz nefis bir tarihi kent. Güncelerimin başında yazdığım gibi bazı fenerlere sık sık gittim. Bunlardan biri de Kıyıköy. Fener olmasa da denizcilere yol gösteren bir ışıldak. Benim için [...]