24 Ocak 2011
2000 yılında, Antalya’ya 93 km uzaklıkta kurulu Kumluca ilçesinin batı yönünde çıkan bir orman yangını Kumlucalının korkulu günler yaşamasına neden olurken kara dumanlar bir sürpriz hazırlıyordu. Günlerce süren söndürme çalışmaları bitip te, dumanlar çekilince, yetkililer yapılan keşiften farklı duygular ile ayrılmıştılar. Kaymakamlık hemen Akdeniz Üniversitesine durumu bildirdi. Uzmanlar karış, karış, adım adım incelerken bu sürpriz [...]
23 Ocak 2011
Yıllar önce Kapadokya’ya gitmiştim kıştı… Neredeyse on beş sene oldu… Hayal meyal bir şeyler kalmış aklımda… Palto giydiğim… Etrafın beyaz olduğu… Üşüdüğüm… Bir de aaaaa etraf ne güzellll… Düşüncesi… Balonla Kapadokya gezileri başladığından beri hep aklımdaydı yeniden gitmek… Nihayet kısmet oldu… Kapadokya’ya (Katpatuka’ya) tekrar gitmek… Aklım fikrim balona binmekte… Hemen organizasyonu yapıyorum ve ertesi sabah altıda [...]
20 Ocak 2011
1911 yapımı Anamur Feneri’ne gelmeden önce fener bekçisi Hüsnü Genç ile telefonda konuşup Anamur girişinde buluştuk. Fenere doğru yol aldık. Antik kentte indikten sonra da 2 kilometrelik bir yürüyüş mesafesi ile fenere vardık. Manzara eşsizdi yine tüm fener manzaralarında olduğu gibi… Hüsnü Genç üçüncü kuşak bekçi, 1977’den beri 23 yıldır bu işi yapıyor. 1947 doğumlu [...]
20 Ocak 2011
Ulanbator’dan başlayıp dönen kırmızı noktalı çizgi – yol, yüzde yüz doğru olmayabilir. Özellikle Güney Gobi’de bize işaret verecek haritaya geçecek yol koy kasaba olmadığı için tahmini güzergâh biraz düz biraz eğri böyle bir rotaydı iste… Nasıl olsa dönüş noktam olacağından, başkent Ulanbator’un kalan gezilesi yerlerini alışverişi eğlenceyi gezimin sonuna bırakarak üç günden sonra Gobi’ye açılma [...]
19 Ocak 2011
Orta Asya’nın bir parçası var ki, bu topraklarda sükûneti, huzuru, hayatın nimetlerine şükretmemek ve zamanın durduğunu hissetmemek elde değil. Uçsuz bucaksız bozkırlarıyla, güneşin hep içinizi ısıttığı, mavi gökyüzünün sizi sarmaladığı, coğrafya ve iklim şartlarının doruklarda seğirdiği, Yörük yaşamın anavatanı, ekmekleri olan sürülerine, topraklarına saygılı insanlarıyla, geçmiş yüzyılları bugüne taşıyan doğal hayat tarzlarıyla, dünyamıza minimum zararı [...]
18 Ocak 2011
Bu şehirde Budistlerin iki önemli tapınağı var. Biri 14. yüzyıl tarihli Bodhnath. Eski şehir merkezinden uzakta, kalabalık bir caddeden giriliyor. Büyük bir avluya açılan giriş kapısının kenarı hediyelik eşya ve dua bayraklarıyla, ana tantraları olan ‘om mani padme hum’ yazan ipekli kumaşlarla donanmış. Kapıdan girerken tam karşımda ortada kocaman yuvarlak bir kubbe üzerinde Buda’nın başı [...]
17 Ocak 2011
Sonraları konuştuğum her Nepalli’den aynı yanıtı aldım. Krallarını sevmiyorlar. Halk hala öldürülen kralı saygıyla ve özlemle anıyor. Kaldığım otelde aslen Ugandalı olan ama İngiltere’de yaşayan söylediğine göre işini beceriksiz oğluna devretmiş, kendini emekliye ayırmış zengin iş adamı Sam‘de dâhil. Sam Nepal’i sevmiş, her yıl geliyormuş. Herkese de iş adamı olduğunu söylemiyordu. Mütevazılıği ile bilinen, sevilen, [...]
16 Ocak 2011
Ayaklarım yorulana kadar sokakları arşınlıyorum. Evlerin arasından, dar geçitlerden geçerek keşfettiğim avlularda yine sunak ve tapınaklar buluyorum. Bu daracık, etrafı iki, üç katlı evlerle dolu avlularda pişen yemek kokuları, konuşmalar avlularda çınlıyor, keşke dillerini anlasaydım diyorum. Sokak aralarında herkesin ortak banyosu olan çeşme başlarında saçlarını yıkayan bayanlar, yarı çıplak sabunlanan yıkanan erkekler, gün bitmeden tamamlaması [...]
15 Ocak 2011
İlginç hikâyesi ile bir diğer tapınak Kumari Bahal Tapınağı; tek yaşayan güzellik, saflık ise el değmemiş bakire tanrıçaları Kumari… Yüzyıllar önce tahtta olan bir kralın, çocuk yaştaki bir kıza tecavüz etmesi ile başlamış Kumari Bahal Tapınağı’nın hikâyesi. Küçük kızın bu münasebetsiz durumda hayatını kaybetmesi üzerine kral, bu utanç ve acı ile arınmak niyetiyle olsa gerek [...]
14 Ocak 2011
Aynı korkuları, aynı beklentileri, aynı yaşam biçimlerini destekleyen… Ve bir şekilde içimizdeki o sesin yükselmeye imkân bulduğu ve bizi kendi yaşam yolumuza çağırdığı gerçeğini fark ettiğimizde başlayan dönüşüm… Şamanlar der ki; “zihniniz size ait değildir.” Sürekli kendi kendimizle konuştuğumuz ve bu içsel konuşmayı sürdürdüğümüzü hatırlarsak eğer bir an bile bu konuşmayı kesemediğimizi. Bu tam da [...]
12 Ocak 2011
Karamürsel’in, İzmit Körfez’ini gören sırtlarından, İznik Gölü’nü gören sırtlara kadar olan vadi içerisinde doğal, kültürel ve arkeolojik öneme sahip müthiş bir vadi bulunuyor. Bu vadi içerisinde toplanan sular Avcıdere ve Başkiraz derelerinde toplanarak önce Yalakdere’ye, buradan da İzmit Körfezi’ne akıyor. Kocaeli, dünya üzerinde bir günde dört mevsimin yaşanabileceği ender coğrafi yörelerden biri olarak bilinir. Aslında [...]
12 Ocak 2011
Şamanlar aynı zamanda insan olmaktan büyücü olmaya giden o gözle görülemeyen ama dönüşülmesi mümkün olan ancak aklımızla algılayabileceğimiz şekilde anlamamıza imkân vermeyen o yolda yürürler; sonsuzluğa doğru… Şaman büyücüler kara büyücü ve beyaz büyücü olarak ikiye ayrılır. Kara büyücüler yeraltını, beyaz büyücüler de göksel olanı sembolize eder. Bu sözlerin kısır ve yeteri kadar derinlikten yoksun [...]
11 Ocak 2011
Artık geri dönüş başlıyor. Kahvaltıdan sonra hemen yola koyuluyoruz. Gece yağan şiddetli yağmur yüzünden Borjomi yolunda heyelan olmuş. Mecburen geldiğimiz yoldan Batum’a döneceğiz. Mtskheta’da, kuzeydeki Rusya sınırına kadar uzanan Mtsheta – Mtianeti Bölgesi’nin güney ucundan geçiyoruz. Yolun sağındaki arazide binlerce prefabrik ev var. 2008’deki Güney Osetya Savaşı sırasında kaçanlar buraya yerleştirilmiş. Rusya, Gürcistan, Güney Osetya [...]
10 Ocak 2011
Onun üzerine düşünmeden edemiyorum. İran, Pakistan, Hindistan ve Nepal yolunda hep at dikkatimi çekmişti. Bu yolculukta ise (Suriye, Lübnan, Ürdün ve Mısır) hep kartal görüyorum. At beni kartala götürdü… Şaman görücüler davul eşliğinde içsel yolculuğa çıktıklarında dünyayı olduğu haliyle enerji olarak görürler. Ve bu yolculuklarda usta Şaman yere ve göğe yolculuk yapar. Davulu onu taşır. [...]
09 Ocak 2011
Sabah kahvaltısından sonra Tiflis kent merkezinin batısındaki Vake’de yer alan Tiflis Etnografya Açıkhava Müzesi’ne gidiyoruz. Müze saat 10.00’da açılıyormuş. Görevlilerin gelmesini beklerken müzenin girişindeki geniş verandalı ahşap evi inceliyoruz. Verandanın özellikle işlemeli ahşap direkleri dikkat çekiyor. Müzede Gürcistan’ın çeşitli yerlerinden sökülerek getirilip burada tekrar kurulmuş evler ve çok sayıda etnografik malzeme sergileniyor. Bilet ve rehber [...]