20 Ocak 2011
1911 yapımı Anamur Feneri’ne gelmeden önce fener bekçisi Hüsnü Genç ile telefonda konuşup Anamur girişinde buluştuk. Fenere doğru yol aldık. Antik kentte indikten sonra da 2 kilometrelik bir yürüyüş mesafesi ile fenere vardık. Manzara eşsizdi yine tüm fener manzaralarında olduğu gibi… Hüsnü Genç üçüncü kuşak bekçi, 1977’den beri 23 yıldır bu işi yapıyor. 1947 doğumlu [...]
18 Ocak 2011
1911 yapımı olan Alanya Feneri’ne vardığımda fener bekçisinin eşi ve çocukları evdeydi, telefon ederek çarşıya giden bekçi arkadaşımız da gelince belgeselim hakkında bilgi verip gereken Kıyı Emniyet Genel Müdürlüğü’nden iznimi gösterince sıcak bir karşılama ile ‘ramazan’ olmasına rağmen seferi olduğumuzdan su ve kahve ikramı ile sohbete başladık. Hüseyin Karaca 1975 Ankara – Altındağ doğumlu. Ahmet [...]
18 Ocak 2011
Bu şehirde Budistlerin iki önemli tapınağı var. Biri 14. yüzyıl tarihli Bodhnath. Eski şehir merkezinden uzakta, kalabalık bir caddeden giriliyor. Büyük bir avluya açılan giriş kapısının kenarı hediyelik eşya ve dua bayraklarıyla, ana tantraları olan ‘om mani padme hum’ yazan ipekli kumaşlarla donanmış. Kapıdan girerken tam karşımda ortada kocaman yuvarlak bir kubbe üzerinde Buda’nın başı [...]
17 Ocak 2011
Sonraları konuştuğum her Nepalli’den aynı yanıtı aldım. Krallarını sevmiyorlar. Halk hala öldürülen kralı saygıyla ve özlemle anıyor. Kaldığım otelde aslen Ugandalı olan ama İngiltere’de yaşayan söylediğine göre işini beceriksiz oğluna devretmiş, kendini emekliye ayırmış zengin iş adamı Sam‘de dâhil. Sam Nepal’i sevmiş, her yıl geliyormuş. Herkese de iş adamı olduğunu söylemiyordu. Mütevazılıği ile bilinen, sevilen, [...]
16 Ocak 2011
Ayaklarım yorulana kadar sokakları arşınlıyorum. Evlerin arasından, dar geçitlerden geçerek keşfettiğim avlularda yine sunak ve tapınaklar buluyorum. Bu daracık, etrafı iki, üç katlı evlerle dolu avlularda pişen yemek kokuları, konuşmalar avlularda çınlıyor, keşke dillerini anlasaydım diyorum. Sokak aralarında herkesin ortak banyosu olan çeşme başlarında saçlarını yıkayan bayanlar, yarı çıplak sabunlanan yıkanan erkekler, gün bitmeden tamamlaması [...]
16 Ocak 2011
Şile Feneri, İstanbul’un Şile İlçesi’nde bulunan ve İstanbul Boğazı ile Karadeniz’e hizmet veren deniz feneridir. Türkiye’nin en büyük, dünyanın da ikinci büyük feneri Karadeniz’deki kıyı emniyetini sağlayan iki fenerden biri olan Şile Feneri, diğer büyük fenerler gibi, Osmanlı İmparatorluğu zamanında verilen imtiyazlar sonucunda Fransız Fenerler İdaresi’nce 1859 yılında yaptırılmış. Fener deniz seviyesinden 60 metre yükseklikteki [...]
15 Ocak 2011
İlginç hikâyesi ile bir diğer tapınak Kumari Bahal Tapınağı; tek yaşayan güzellik, saflık ise el değmemiş bakire tanrıçaları Kumari… Yüzyıllar önce tahtta olan bir kralın, çocuk yaştaki bir kıza tecavüz etmesi ile başlamış Kumari Bahal Tapınağı’nın hikâyesi. Küçük kızın bu münasebetsiz durumda hayatını kaybetmesi üzerine kral, bu utanç ve acı ile arınmak niyetiyle olsa gerek [...]
14 Ocak 2011
Aynı korkuları, aynı beklentileri, aynı yaşam biçimlerini destekleyen… Ve bir şekilde içimizdeki o sesin yükselmeye imkân bulduğu ve bizi kendi yaşam yolumuza çağırdığı gerçeğini fark ettiğimizde başlayan dönüşüm… Şamanlar der ki; “zihniniz size ait değildir.” Sürekli kendi kendimizle konuştuğumuz ve bu içsel konuşmayı sürdürdüğümüzü hatırlarsak eğer bir an bile bu konuşmayı kesemediğimizi. Bu tam da [...]
14 Ocak 2011
Kıyıköy, yaşadığım şehir olan Lüleburgaz’a yakın olan feneri (ışıldağı) olan bir kasabadır. Sık sık LAFOD (Lüleburgaz Amatör Fotoğrafçılar Derneği) olarak gezi düzenlediğimiz bir sahil kasabası. İstanbul’dan misafirlerimizi götürdüğümüz nefis bir tarihi kent. Güncelerimin başında yazdığım gibi bazı fenerlere sık sık gittim. Bunlardan biri de Kıyıköy. Fener olmasa da denizcilere yol gösteren bir ışıldak. Benim için [...]
14 Ocak 2011
Eşyaları atıp bir harita ile taksinin beni götürdüğü yolu takip ederek kendimi turistik Thamel’in dar sokaklarına attım. Cıngıl cıngıl hediyelik eşya dükkânları, renkli pasminalar, her türlü müziğin çaldığı ‘cd’ciler, cafeler, kitapçılar, barlar, restoranların tütsülü kapılarından gelen ‘namaste’ selamına yanıt vererek rikşaların, kalabalığın içinden geçiyorum. İlk anlar, dar sokaklardaki tıkış tıkış binalar üstüme gelir gibi oluyor [...]
13 Ocak 2011
Benim bu topraklara ilk adım atma tarihim 11 Ocak 2006. Ülkedeki krallık yönetimine son verilmesinden bu yana halkın ‘artık yeter’ dediği grevlerle, blok etmelerle sokağa döküldüğü, iki hafta içinde 20 kişinin vurulduğu, iktidarın devrilmesine ramak kaldığı tarihlerdi. Bu beni rahatsız etmiyordu. Ülkemde de böyle ortamlarda büyümemiş miydim? Dünyanın her yerinde durum buna benzer değil miydi? [...]
12 Ocak 2011
Karamürsel’in, İzmit Körfez’ini gören sırtlarından, İznik Gölü’nü gören sırtlara kadar olan vadi içerisinde doğal, kültürel ve arkeolojik öneme sahip müthiş bir vadi bulunuyor. Bu vadi içerisinde toplanan sular Avcıdere ve Başkiraz derelerinde toplanarak önce Yalakdere’ye, buradan da İzmit Körfezi’ne akıyor. Kocaeli, dünya üzerinde bir günde dört mevsimin yaşanabileceği ender coğrafi yörelerden biri olarak bilinir. Aslında [...]
12 Ocak 2011
Şamanlar aynı zamanda insan olmaktan büyücü olmaya giden o gözle görülemeyen ama dönüşülmesi mümkün olan ancak aklımızla algılayabileceğimiz şekilde anlamamıza imkân vermeyen o yolda yürürler; sonsuzluğa doğru… Şaman büyücüler kara büyücü ve beyaz büyücü olarak ikiye ayrılır. Kara büyücüler yeraltını, beyaz büyücüler de göksel olanı sembolize eder. Bu sözlerin kısır ve yeteri kadar derinlikten yoksun [...]
12 Ocak 2011
Şile – Anadolu Kavağı – Kavakburnu – Selviburnu – İncirköy – Paşabahçe – Kanlıca – Kandilli – Çengelköy – Beylerbeyi – Kızkulesi – Haydarpaşa – Fenerbahçe – Bostancı – Küçükyalı – Pendik. Geçen yıl Ramazan Bayramı’nın üçüncü günü ise İstanbul’un Anadolu yakasındaki fenerleri çekmek üzere yola koyuldum. Ancak Şile fenerlerin anası sayıldığından oraya başka başka [...]
11 Ocak 2011
Artık geri dönüş başlıyor. Kahvaltıdan sonra hemen yola koyuluyoruz. Gece yağan şiddetli yağmur yüzünden Borjomi yolunda heyelan olmuş. Mecburen geldiğimiz yoldan Batum’a döneceğiz. Mtskheta’da, kuzeydeki Rusya sınırına kadar uzanan Mtsheta – Mtianeti Bölgesi’nin güney ucundan geçiyoruz. Yolun sağındaki arazide binlerce prefabrik ev var. 2008’deki Güney Osetya Savaşı sırasında kaçanlar buraya yerleştirilmiş. Rusya, Gürcistan, Güney Osetya [...]