Ufuklara Bir Biletim Var

12 Ocak of 2011 by

İlkokul döneminde İstanbul’un ara mahallelerinde koşup oynarken dar geldi o sokaklar bana. Ağaçlar arasında koşmak, çayırlara yatmak, dalından meyve koparmak, evimin penceresinden ufka baktığımda ufukların koşamayacağım kadar uzak olması ufuklara, uzaklara gitme hevesimin başlaması ile aynı günlere rastlar.

Ve ben o yaşta nasıl olduysa anne ve babamı bütün imkânsızlıklarına rağmen, 20 saat süren uzun otobüs yolculuğuna rağmen babaannemin yanına göndermeleri için ikna edebilmiş ve bu yolculuğu iki ay sürecek bir keşfe döndürmüştüm. Tüm bayırlar, bahçeler, tepeler benimdi tıpkı tüm dünyanın benim, sizin olduğu gibi…

Hayat yolculuğu böyle sürüp giderken günleri, ayları, yılları geride bıraktığım, artık büyüdüğüm zamanlardan birinde kendi kendime ‘kocaman bir insansın artık’ deyip yine böylesi bir duygu yoğunluğuyla Asya topraklarındaki yüce Himalaya dağlarının eteklerinde hep merak ettiğim, görmediğim topraklar çağırdı beni. Karar yolun yarısı derler işte yarısı cebimdeydi.

Yolculuk hazırlıklarını o karar şevkiyle aylar öncesi tamamladım. Günlerce ara ara elimdeki bilete bakıp sevinmeler, gezi kitaplarını ısmarlamalar, gitmeden bu toprakları araştırmalar, tam olarak ne yaşayacağımı ne hissedeceğimi bilmeden üzerine gidip bulmak üzerine düşünmelerle geçti günler. Bu nasıl bir duyguydu, her daim sevinçli çocuklar gibi, yeni topraklara gidiyorum diye kıpır kıpır bağırtan bir duygu…

Yola çıkma anı gelip de sırtıma çantamı aldığımda, bir serçe kadar hafiftim, uçabilirdim artık…

 

Next:

Büyülü Kathmandu

You may also like

Post a new comment