Yason Burnu – Çamburnu – Yoroz

06 Ocak of 2011 by

Proje için yolumuzda ilerlerken karşımıza çıkan çakarlar ve ışıldaklar zamanla hep aynı tarz olduklarından ve de tarihsel bir özellik taşımadıklarından fazla önemli gelmiyor gibi. Ancak balıkçılar ve de yörede yaşayanlar için onlar da bekçili fenerler kadar hatta onlardan daha önemli kılınıyor.

Çünkü o mendireklerde bulunan çakarlara herkes gidip kenarında oturup sohbet edebiliyor; âşıklar, dertliler, yalnızlar, arkadaşlar keyif veya keder için yalnız veya yanında ki ile denizin sonsuzluğuna karşı yosun kokusunu içine çekerek, rüzgârın yüzüne vuruşundan keyif alarak gece – gündüz gidebileceği kendilerini belki de en özgür hissedebilecekleri yerlerdir. Bekçili fenerlerin etrafına bile yanaşamazsınız, bekçi hemen; ”burası yasak hemşerim” der. O yüzden ben bekçili bekçisiz tüm fenerleri, çakarları, ışıldakları, bazen şamandıraları bile fotoğrafladım. Herkes için farklı anlam yüklüdür her biri.

1964 Jasonum – Yason: Ordu İli, Perşembe İlçesi 22 kilometre batısında Yason Burnu’nda, zamanında büyük bir kasabanın kurulduğu, bugünkü kalıntılarından anlaşılmaktadır. Yason Feneri’nin bulunduğu burunda çok eskiden kalma bir kilise yıkıntısı vardır. Yason Kasabası’nın en büyük dini ayin yerlerinden olan bu kilisenin, akın, yağma ve yakıp yıkmalar sonunda yok olduğu, yıkıntıları üzerinde Rumlar tarafından yeniden bir kilisenin yapıldığı anlaşılmaktadır. Kapısındaki (1866) tarihinin yapılış değil, onarım tarihi olsa gerekir. Deniz kenarında balık üretme havuzlarının izlerine rastlanmaktadır. Burnu adını mitolojideki Argonot Efsanesi’nin kahramanların önderi Iason’dan almış. Ksenefon’a göre Iason burada karaya çıkmıştı. Bu gayet mantıklı görünüyor, çünkü Yason Burnu coğrafî özellikleriyle doğal bir liman özelliği taşıyor. Yason Burnunda Hagios Nikolaos adlı bir Rum kilisesi, antik liman ve balık üretme havuzlarının kalıntılarıyla, bir deniz feneri bulunuyor.

Yason Burnu’nun doğusundaki Çamburnu, antik dönemde Genetes Akroterion olarak adlandırılıyormuş. Burada yaşadığı bilinen Genetes adlı yerli halk Zeus’a adadıkları bir tapınak inşa etmişler. Yason’da ki bu kilise de büyük olasılıkla eski bir tapınağın yerine inşa edilmişti. Kilisenin duvarlarında çeşitli renklerde kesme taşlar kullanılmıştır. Bu taşların bazılarında yazılar görülür, bu da kilisenin eski yapıların taşlarından inşa edildiğini gösterir.

Gemicileri Koruyan Aziz

Yason’da ki kiliseyle ilgili ilk bilgiyi veren Ortaçağ tarihçisi Panaret Trabzon Rum İmparatoru 3. Aleksios’la birlikte burada İsa’nın doğumu ile ilgili bir ayine katıldıklarını anlatır (14. yüzyıl). Minas Bıjışkyan’da 1817 yılında burada Panaya (Meryem Ana) adında eski bir manastır ya da kilise gördüğünü anlatır. Bıjışkyan’ın söz ettiği Panaya Kilisesi, 1868 yılında yıkılarak, yerine Hagios Nikolaos adındaki günümüze ulaşan yapı inşa edilmiştir, Iason’un uğradığı topraklara inşa edilmiş kiliseye bu adın verilmesi çok anlamlıdır. Zira Aziz Nikolaos yani nam-ı diğer Noel Baba, Ortodoks geleneğine göre gemicileri koruyan azizdir.

Ardından vardığımız Çamburnu Feneri, sahilden yolunuza devam ederken tam bir dönemeçte karşınıza çıkıp sizi selamlıyor. Bekçisi olmayan fenerlerden biri olup güzel manzarası ile kiralanmayı bekliyor. Oysa Ordu’nun Perşembe İlçesi’nde bulunan Çamburnu Feneri, kurulduğu tarih olan 1880 yılından itibaren aynı aile tarafından çalıştırılıyordu. 1880 yılında Fransa Devleti’nin, Osmanlı Devleti’ne olan borçları karşılığında yaptırıldığı belirtilen Çamburnu Feneri, o tarihten bugüne kadar gemilere yol göstermeye devam ediyor.

Trabzon Perşembe İlçesi’ne bağlı bulunmakta olan ve 1826’da kurulan Yoroz Feneri, kesin olmamakla beraber Yoroz adını Fransızlar tarafından inşa edilen Yeros Feneri’nden almıştır.

Yoroz kelimesinin kökeni Hieron – oros’tan almaktadır. Yoroz adının tarihsel kaynaklarda (Cramer) Rodoslu Apollonios’un eserlerinde kutsal dağ, tapınak dağı inanışı dağı olarak gelmektedir. Eski Grek dilinde Yoroz’un anlamı ‘kutsal’, yortu kelimesi de bayram anlamına geliyor. Daha sonra köyün adı Türkçeye uyarlanarak köyde bulunan deniz fenerinden esinlenilerek Fener olarak değiştirilmiş ve köy Fener Köyü olarak tescil edilmiştir.

Köy, Karadeniz’e yaslanmış gibi denizi karşısına almıştır. Bu haliyle mükemmel bir manzara sergilemektedir. Denizden baktığınızda, dalgaların sahile vuruşunu ancak çok ünlü şairler izah edebilir. Yukarıda da değindiğimiz ve köyün adını aldığı ‘Yoroz Feneri’, köydeki tarihi eserlerin başında gelir. Erozyona uğramış tarihi kalesi vardı ancak bugün kalıntılarına dahi rastlanılmamaktadır. Sahil, denize girmek için son derece güzel kumsallarla doluyken, seksenli yılların sonlarına doğru sahil yolu nedeniyle taşlarla doldurulmuştur.

Previous:

Gerze – İnebolu – Eynesil

Next:

Trabzon – Hopa – Sarp

You may also like

Post a new comment