Yerli Mi? Modern Mi? (1)

16 Ekim of 2011 by

Yerli toplumların dünyaları bizim algılayışımıza ters gibi görünen karmaşık ritüeller, anlaşılması zor kavramlarla dolu gibi gözükse de bu ‘ayırıcı’ bakış aslında birbirimizden ‘insan‘ bazında ayrı olmadığımız gerçeğine ters düşer. Sırf bu nedenle anlayışımızın ötesine uzanan bu gizemli ve büyülü dünya; insan doğasının, evrenin doğasının ve doğal yasaların buluştuğu mecra olarak bize kaynağını akıtabilir. Yeter ki ona önyargılı bakmayalım!

Bu yazı dizisi yerli insan ile kendine ve doğaya yabancılaşmış insan (günümüz insan profili) arasındaki temel farkları konu almayı hedeflemiştir. Bu karşılaştırma insanlık tarihinin başlangıcına doğru ilerleyen izleri taşıyan atalarımız ilk kadim yerli halklardan biri olan Aborjinler ile her yerde birbirinin benzeri olma yolunda sağlam adımlarla ilerleyen, kendini doğadan, evrenden ve diğer insanlardan ayrı gören günümüz ‘modern! insanı’ arasında yapılmıştır.

Okuyucunun yorumlarla katılması dileğimdir.

– Yerli; doğa, evren ve insan arasındaki canlı ilişkiyi bilir ve yaptığı her edimin bir diğer zinciri etkilediğini, etkileyeceğini görür. Modern insanın evrenle, insanlarla, doğayla olan ilişkisi kopuktur. Edimlerini, zincirin diğer halkalarını düşünmeden yapar.

– Yerli ancak simgelerle uyum içinde yaşayabilir. Simgeler dünyası onlar için düşünceler ağının bilinçaltında sahip oldukları ilk imgelerle uyuşması anlayışıdır. Modern insan için simgeler dünyası metafiziğin küçümsenen alanına terk edilmiş olup bu günümüz insanı için inanç ve bilgi sorunudur.

Yerli doğal bir şekilde doğa tarafından eğitilir. Modern insan bilinci, sömürgeci yaklaşımla çöp tenekesine çevrilmiş olarak eğitildiği için önyargılarla doludur.

– Yerli doğayla uyum içinde yaşar. Modern insan için doğaya egemen olma, uygarlığın tanımıdır.

Yerli gelenekseldir. Modern insan ise kendine uygar derken arketip gelenekleri keskin bir şekilde bir kenara iter. Ve yuvarlandığı büyük bir metafizik boşluk içinde yaşadığını sanır.

– Yerliler için bilgi, bilginin kaynağı ve onun aktarılması yaşayarak olur. Modern insan için bilgi ezberlenmesi ve konuşulması icap eden içselleştirilmemiş ve yaşanmamışlıklarla dolu bir halde havada asılı kalır.

Yerliler için ‘düşzamanı’ vardır. Bu sürekli yeniden doğan, tazelenen, değişen zaman dışı bir zamandır. Her şeyin kendi zamanı olan bir zaman. Onlar için zaman, evrenin metafizik gizeminin mitolojik imgesidir. ‘Düşzamanı’ içinde, şarkılar, öyküler, sanat, işaretler, simgeler, tüm ritüeller canlı bir şekilde yaşar. ‘Düşzamanı’ doğa ve insan arasındaki uyumu düzenler. O, doğanın ruhudur. Yeryüzü düş zamanı için zengin bir bilgi kaynağıdır. Yerliler yeryüzünde gerçekleştirilen her bir eylemin daha önce başkalarınca başlatılmış eylemler olduğuna inanır. ‘Düşzamanı’ içerisinde bir başkası başlatılmış eylemleri devam ettirdiği, yeniden başlattığı ve tekrar ettiği ölçüde varlığı anlam kazanır. Bu durumda gerçeklik yalnızca tekrar ve katılma yoluyla kazanılır. Modern insan için klasik zaman vardır. Ve her şey zamanın içine sıkıştırılmıştır. Değişmesi, kendini yenilemesi, tazelenmesi engellenmişçesine ruh, geçmiş, gelecek içinde salınarak şimdiyi kaçırır. Öyküler içinde taşıdığı gerçekliği tozlu kitap sayfalarında kalmışçasına yaşayamaz. Semboller ölüdür, yaşamın içinde kullanılmaz. Her şey göründüğü şekliyle bilinir, algılanır, öteden beri gelen izler sürülmez, kavrayış tıkalıdır. Modern insan her şeyi bilimin nesnel bakışıyla değerlendirdiğinden evrenin ruhuna arkasını dönmüştür. Mitolojiye kör ve sağırdır.

– Yerli için düşzamanı evreni algılayış biçimidir. Bir din değil, bir doğa inancıdır. Merkezinde bir insan yoktur ve temelleri tarihten gelmez. İnsanı yaratılışın tacı görmez. Evrendeki ve doğadaki her şey ayrıcalıksız, önceliksiz olarak eşit ve kutsaldır. Ruhsal bir üstünlük yoktur. Bu disiplinle beslenen anlayış yerliyi doğanın ayrılmaz bir parçası haline getirir. Modern insan dünyaya dini inanç çerçevesinde bakar. Buna göre biçimlenen ve öngörülen kurallar içinde yaşamaya uğraşır. Ona göre insan yaratılmışların en önceliklisidir. Diğer parçalar kendine sunulan nesnelerdir.

– ‘Düşzamanı’ evrenin her yerindedir ve yerli için insanın en geniş ailesi evrendir. Modern insan için aile kendi çıkar ve menfaatlerini ön planda tuttuğu anne, baba ve çocuklardan oluşur!

Kaynak: Düşzamanı / Eser Coşkun, Pera Yayınları

 

 

Previous:

Rüzgâr Enerjisi ve Enerjinin Etkin Kullanımı

Next:

Yerli Mi? Modern Mi? (2)

You may also like

Post a new comment