Yerli mi? Modern mi? (4)

24 Ekim of 2011 by

‘Kabulün bana kazandırdığı şey, görüşümü genişletmiş olmasaydı, kültürümüzü takdir etme ve onu anlama görüşünü kazanamayacaktım. Bana kim olduğum hakkında esin verdi. Nereden gelmiş olduğum ve nereye gittiğim hakkında…’ Bir Aborjin Yerlisi

– Çocukluktan yetişkinliğe geçmek demek olan erginlenme ritüelleri aday için korkunun denetlenmesi, açlığın denetlenmesi, acının denetlenmesi gibi hem fiziksel hem de ruhsal güçlendirici sınav ve öğrenim toplamını içerir. Güç sınavlarından sonra sıra arınmaya gelir. Arınma genellikle su, ateş ve toprakla yapılır. Örneğin aday bir göl, ya da bir nehre sokulur. Bu yaşamın yenilenmesini, önceki yaşamın olumsuz etkilerinden kurtuluşu simgeler. Yeni ve erginleşmiş bir insan olabilmek için yeni ve temiz bir bilince sahip olmak gerekir. Yerliler için insan ve doğa arasındaki ilişkinin düzeni, bu düzenin yaşatılması, yenilenmesi ve korunması insanın ritüellerle beslenen ezoterik bilgiye sahip olmasından geçer. Bu bilgi ile yerlinin evrensel yasalara, yaşadığı topluma, doğaya, ‘düşzamanı’na ve kutsal atalara saygısı yenilenir. Günümüz insanı bu ritüellerden modern yaşam dizgesinde mahrumdur. Çocukluktan erginliğe geçiş hem fiziksel hem de ruhsal güçlülük açısından yarımdır, eksiktir. Yetişkin olarak addedilen bir insan toplumun kendisine yüklediği sorumluluk ve kurallar bütününün altında ezilirken psikolojik gereksinimlerini baskılar. Beden ve ruh arasındaki akort bozuktur, güçlü görünmek güçlü hissetmenin yerine koyulur. İnsan, zayıflıkları gereği enerjisel olarak birbirlerini tüketen bir döngüye böylelikle takılı kalır. Takılı kaldığı bu döngü içinde ne doğaya ne evrensel yasalara ne de kendine saygıyı koruyamaz ve besleyemez. İlgisizlik ve bencillik saygının yerini almıştır.

– Ezoterik bilginin gerçek doğası onu genel bilgi olmaktan uzak tutar. Yerli doğanın kendisinden gerekli bilgi kaynaklarını bulmaya çalışır. Bilgi onu koruyan, bütünün iyiliği için, uyumu için yaşayan insanın hakkıdır. Bu bilgi doğayla uyum içinde yaşamak için kullanılır. Modern insan için bilgi üst üste yığılan, kişiye ait olduğu addedilen bir biçime sokulmuş gibidir. Elde ettiği bilgi, doğaüstünde üstünlük kurmak için kullanılan bir araca dönüştürülmeye çalışılır. Bütünün iyiliği göz ardı edilir. İnsan gerçek bilgiye böylelikle ulaşamaz, onu hak etmemiştir ki! Bu yüzden gözünün önündeki, burnunun dibindeki her şeyi saf ve yalın haliyle görmeyip ona saygı duymadığı sürece var olan her şeyin kendi bilgisini ona aktardığını göremez. Kendi üstünlüğünü bir kenara bırakmadığı sürece de göremeyecektir!

– Yerli halklarda doğum, cinsiyet ve soya dayalı eşitsizlik yoktur. Aborjin toplumunda tek ayrıcalık yaş ve bilgidir. Bunlar içerisinde her zaman öne geçen ise bilgidir. Bilgilerin niteliği geleneklerin oluştuğu kutsal ‘düşzamanı’ndan gelir. Yerliler bir şef tarafından değil kutsal ‘düşzamanı’nın bilgilerine vakıf olan bilge yaşlılar tarafından yaratılıştan bu yana gelen ve yazılı olmayan yasalara uygun bir biçimde yönetilir. Modern insan dünyasında eşitsizliklerin bir kıstası yoktur. Bilgi ile yönetilen toplumlar yoktur. Güç karmaşası ve hiyerarşik karmaşa insan dünyasını ve bilincini çöpe dönüştürmüş gibidir. Kalabalıkların oluşturduğu güruh, gidişattaki karmaşayı görüp geri çekilen, bu karmaşadan kendini azletmek isteyen, aydınlanma isteyen, karışıklığa düşmüş aklı rahatlatmak için bilgiyi arayan insanlarla ayrı dünyalarda yaşıyor gibidir!

– Müzik yerli kültürünün en önemli parçalarından biridir. Duyarak öğrenilir, söylenerek aktarılır. Her yerli yüzlerce şarkıyı ezbere bilir. Genellikle şarkılar, doğa, hayvanlar, insanlar, efsaneler ve yaratıcı ruhsal varlıklarla ilgili öykünmelere dayanan danslar sırasında söylenir. Şarkı ve dansın birleşimi ritüeldir. Şarkılar her yerdedir; doğum, ölüm, yas, erginlenme, aydınlanma törenlerinde.. Şarkılar uydurma değil esinlerle oluşturulmuştur. Her türlü alet müzik aleti gibi kullanılabilir. El çırpma, tempo tutma, elleri dizlere vurma gibi içerden gelen ve katılımın çok çeşitli olduğu durumlar vardır.  Müzikle yapılan törenlerin doğanın ve insanın yaşamına olumlu katkıda bulunduğuna inanılır. Buna yönelik bolluk ve bereket ritüelleri yapılır. Her seremoni ‘düşzamanı’na saygı dolu bir dramadır. Zamanı yeniler. Müzikle kavgalar yatıştırılır, dargınlar barıştırılır, evlilikler düzenlenir. Müzik yaşamın içindedir ve yaşamın çok özel bir düzenleyicisi gibidir. Günümüz insanı müzikte çok farklı bir noktaya gelmiştir ancak müzik yaşamın içinde değildir. İnsan yaşanmışlıklarına müziği yeterince karıştıramamış gibidir. Onu ayrı bir yerde tutar gibi…

 

 

 

 

Previous:

Yerli mi? Modern mi? (3)

Next:

Yerli mi? Modern mi? (5)

You may also like

Post a new comment