Zaman Nedir?

06 Ocak of 2011 by

Salonda kanepeye oturdum elimde çay var. Bulutları, kuşları seyrediyorum. Sabah mahmurluğunu üzerimden atamamışım. Gözlerim ara ara kapanıyor. Gözlerim her kapandığında aklım başka bir zamana sıçrıyor.

Baktım önce lise son sınıftayım. Okulun son günü. Bütün sınıf bir ağızdan kimse bizi ayıramaz diye bir şarkı tutturmuş. Gözümüzde yaşlar. Birbirimizden ayrılmayacağız diye verilen sözler. Duygu yüklü anlar.

Açtım gözlerimi, tavşana benzer bir bulut geçiyor gökyüzünden. Hoop gözlerimi yine kapatıyorum.

Çok yakın bir kız arkadaşımla yaptığım derin bir sohbette buluyorum kendimi. İstekler, sıkıntılar paylaşılıyor. Vapurdayız. Rüzgâr var. Biraz da üşümüşüm. İçeri giriyoruz.

Salonda kanepede gözlerimi açıyorum tekrar, elimdeki çaydan bir yudum içiyorum. Gözlerim gene kapanıyor.

Annemle bir kavganın ortasındayız bu sefer, memnuniyetsizlikler, karşılıklı yakınmalar çınlıyor kulaklarımda. Hemen gözümü açıp salona geri dönüyorum. Bir tur atıyorum evde. Gene kanepeye yönleniyorum uzanıyorum bu sefer. Üstüme bir battaniye alıyorum. Gözlerim çoktan kapanmış.

Doğum günü kutlamasındayız. Başlamışız erkekleri çekiştirmeye. Şöyleler, böyleler. Yakınmalar, beklentiler. Herkes kendi tecrübesini ve aldığı dersleri döküyor ortaya. Gözlerimi yine açıyorum. Oturuyorum. Gökyüzünde yağmur bulutları. Hava yağdı yağacak derken dün yolda gördüğüm o tatlı kız çocuğu geliyor aklıma gülümsüyorum.

Bugün salon çok kalabalık. Tüm zamanları, hayatımın tüm zamanlarındaki insanları bir araya toplamışım gibi hissettim. Hepsini aynı anda yaşayabiliyorum. Şimdi her şeyi barındırıyor sanki…

Aslında Facebook’da öyle değil mi? Hayatımızın tüm zamanlarındaki insanları aynı yere toplamadık mı? Hepsini aynı anda görüp konuşmuyor muyuz???

Zaman dedikleri şey çok acayip. Sihirli bir şey.

Uzun zamandır görmediğiniz bir arkadaşınızı görürsünüz… Sanki aradan hiç zaman geçmemiş gibi. Yıllar geçmemiş sanki o ara hiç yaşanmamış gibi. Konuşmaya kaldığınız yerden devam etmek gibi…

Zaman dediğiniz şey nedir? Bilen var mı?

Sağlıcakla,

Fotoğraf: İsmail Şahinbaş

Previous:

Martıları Beslemeli…

Next:

Kahve Sohbetleri…

You may also like

Post a new comment